1. zaman?n büyük bir k?sm?nda hastan?n bunalt? içinde olmas?

1.     
Bedensel
ve Fizyolojik Belirtiler

Hastan?n
öznel bunalt? duygusu yan?s?ra en önemli belirtiler otonomik kamç?lan?? ile
ilgili olanlard?r. Kan bas?nc?n?n yükselmesi, kalp at?m?n?n h?zlanmas?,
çarp?nt?, kaslarda gerginlik, k?llar?n dikle?mesi, gözbebeklerinde geni?leme,
a??z kurumas?, yüzde solukluk ya da k?zarma, terleme, s?k i?eme, s?k d??k?lama,
ö?ürme ve bazen kusma, bo?azda dü?ümlenme, soluk almada güçlük, hava açl???,
ellerde-ayaklarda so?ukluk ve kar?ncalanmalar. Bütün bu belirtiler organizman?n
“acil tehlike kar??s?nda kaçma yada dövü?e haz?rlanma” biçimine ortaya ç?kan ve
tehlike kar??s?nda otonom sinir sisteminin a??r? etkinli?e geçmesi ile ilgili
belirtilerdir. Ancak, yayg?n anksiyetede bu tehlikenin ne oldu?u, nerden
geldi?i ki?i taraf?ndan bilinmemektedir ve bu özelli?i ile do?al korku
tepkisinden ay?rt edilebilir.

We Will Write a Custom Essay Specifically
For You For Only $13.90/page!


order now

Bu
hastalarda genellikle, ya?am olaylar? kar??s?nda ve ili?kilerde çabuk
kayg?lanma, meraklanma, gerginlik, tedirginlik, a??r? terlemeler, s?cak so?uk
basmas?, çabuk irkilme, dikkat da??n?kl???, uyku bozuklu?u, çabuk k?zma ve
huysuzluk görülür.

Tan?

DSM
ve ICD dizgelerinin tan? ölçütleri birbirinden farkl?d?r. DSM-IV tan?s? daha
çok tasalanmaya (worry) odaklan?rken,
ICD-10 tan?s? koyabilmek için belirti say?s? önem ta??maktad?r. Her ne kadar
iki ölçüt ile toplumda benzer yayg?nl?k oranlar? bulunsa da iki sistemle
konulan tan?lar aras?ndaki uyum dü?üktür. (7)

Yayg?n
anksiyete bozuklu?unda bir ba?ka tart??mal? konu da süre ölçütüdür. Örne?in,
DSM-III’de süre en az bir ay olarak belirtilmi? iken; DSM-III-R, DSM-IV ve
ICD-10’da en az alt? ay gibi bir sürede zaman?n büyük bir k?sm?nda hastan?n
bunalt? içinde olmas? bir tan? ölçütü olarak gösterilmektedir. Hastalar zaman
zaman hafifleyen ya da sönen, fakat a??r uyum bozuklu?una yol açmayan bunalt?y?
aylarca, y?llarca çekebilirler. Klinik deneyimlere göre, kesintisiz yayg?n
bunalt?n?n en az alt? ay süreyle zaman?n büyük k?sm?nda br hastada bulunmas?
seyrek görülen bir durumdur. Ülkemizde, yayg?n anksiyete hastal??? olan
hastalar?n ço?unda, tan? için zorunlu görülen alt? aydan önce bunalt?
somatizasyona dönü?mektedir.

Anksiye Bozukluklar?nda Ölçme ve
De?erlendirme Araçlar?

1-     
Durumluluk-Sürekli
Kayg? Envanteri (State-Trait Anxiety Inventory)

40
maddeden olu?an iki ayr? ölçe?i içerir. Durumluluk
kayg? ölçe?i bireyin, belirli bir anda ve belirli ko?ullarda kendini nas?l
hissetti?ini göz önüne alarak yan?tlad??? bir ölçektir. Sürekli kayg? ölçe?i
ise bireyin genellikle nas?l hissetti?i dikkate al?narak doldurulur. Türkçeye
uyarlanm??, geçerlik ve güvenirlik çal??malar? tamamlanm??t?r. (8)

2-     
Hamilton
Anksiyete De?erlendirme Ölçe?i (Hamilton Anxiety Rating Scale)

Son
72 saatteki bunalt? düzeyini belirlemek için kullan?lan bir ölçektir. Görü?meci
taraf?ndan doldurulur, 0-4 aras?nda de?erlendirilen 14 sorudan olu?ur. Türkçe
geçerlik ve güvenirlik çal??malar? yap?lm??t?r. (9)

Ay?r?c? Tan?

Yayg?n
anksiyete bozuklu?unda ba?ka bir ruhsal hastal???n bulunma oran? (ektan?) %91.3
olarak bilinmektedir.(10) Ba?ka
bir deyi?le yayg?n anksiyete bozuklu?unun neredeyse tamam? obsesif-kompülsif
bozukluk,  çökkünlük, hipokondriasiz,
kronik alkolizm, ilaç ba??ml?l??? gibi durumlarla birlikte bulunmaktad?r.

Yayg?n
anksiyete bozuklu?unun ay?r?c? tan?s?nda ?unlar? gözöününde tutmak gerekir:

Fobiler:
Fobik bozuklukta bunalt? özel durumlarda ya da nesneler kar??s?nda ortaya ç?kar
ve ki?i bu durumlardan kaç?nmaya çal???r. (agorafobi, sosyal fobi gibi). Bu
durumlar?n d???nda hastada belirgin bunalt? genellikle görülmez. Fakat fobik
hastalar?n da s?kl?kla çabuk heyecanlanan, ürken, s?k?nt?l? ki?iler oldu?unu
göz öününde tutmak gerekir. Yani hastada yayg?n bunalt? bozuklu?u, fobiler ya
da panik bozuklu?u birlikte bulunabilir.

Panik
bozuklu?u: bunda bunalt? önceden kestirilemeyen
nöbetler haklinde gelir ve nöbetler genellikle gün boyu sürmez. Ayr?ca bu nöbet
s?ras?nda ?iddetli ölüm korkusu ya da kontrolünü yitirme, delirme korkusu olur.
Nöbetler aras?nda ise hastada yayg?n bunalt? de?il, panik nöbetinin yine
gelece?i korkusu vard?r.

Obsesif-kompulsif
bozukluk, hipokondriazis ve depresyon: bu bunalt? çok
s?k görüklen bir belirtidir. Ayr?ca bu üç rahats?zl?k birlikte bulunabilir.
Hastada bu bozukluklara özgü klinik belirtilerin bulunup bulunmad???
ara?t?r?lmal?d?r.

Toksik
etkenler: Amfetamin, LSD, steroidler, antipsikotikler, a??r? kahve-çay
al?nmas?na ba?l? bunalt? belirtileri ortaya ç?kabilece?i gibi, alkol,
benzodiazepin ve ba?ka ba??ml?l?k yapan maddeleri b?rakma durumlar?nda da uzun
süreli bunalt? belirtileri görülebilir.

 

 

ANKS?YETEN?N RUHSAL KÖKEN?

Davran??ç? Görü?

Davran??ç? görü?e göre
bunalt? ve fobiler ö?renilmi? durumlard?r. Korku, ac? veren ve

tehlikeli bir uyarana
kar?? biyolojik temeli olan bir tepkidir. Ki?i hiç korku uyand?rmayan bir

nesne ile s?k s?k
kar??la??rken e? zamanl? olarak a?r?l? bir uyaranla da kar??la?t?r?l?rsa korku

duyulmayan nesneden
kaç?nma (avoidance) davran??? olu?acakt?r. Bir ba?ka deyi?le, bireyde,

korku uyand?rmayan
nesneye kar?? ko?ulland?r?lm?? korku tepkisi do?acakt?r. Bu ö?renilmi?

bir fobidir. Hayvanlarda
böyle fobiler deneysel olarak meydana getirilmektedir. ?nsanda basit

ko?ullu ö?renme yerine
çok karma??k ö?renme süreçleri ile bu tür korkular

yerle?ebilmektedir.
Örne?in, ana baban?n sürekli hastal?k korkular? gösterdi?i bir ailede

çocukta da örnek alarak
ö?renme ile hastal?k fobileri olu?abilmektedir. Davran??ç?

sa?alt?mlarla fobilerde
iyi sonuçlar al?nmas? fobilerin olu?unda davran??ç? okulun görü?ünü

güçlendirmi?tir.

 

Bili?sel Görü?ler

Son
y?llarda bunalt? bozukluklar?na psikolojik yakla??mlar tasalanma (worrying)
üzerinde odaklanmakta; hastal?klar?n ortaya ç?kmas?nda ve sürmesinde bu
tasalanman?n ve bununla ilgili bili?sel süreçlerin rolü üzerinde
durmaktad?rlar.

Bili?sel
Kaç?nma (Cognitive Avoidance) Kuram?: Borkovic’in
geli?tirdi?i bu kurama göre tasalanma( worry), bunalt?dan kaç?nma yoludur. Bu
kurama göre tasalanma imgelemeden çok iç konu?ma ?eklinde, yani sözel
olmaktad?r. Sözel, ba?ka bir deyi?le bili?sel özelli?i ile  tasalanma, canl?, duygusal aç?dan sars?c?
imgelemeyi durdurarak korku yan?t?n? sonland?rmay? amaçlamaktad?r. Dolay?s?yla,
tasalanma daha derin duygusal kayg?lar ya da olumsuz olaylarla ilgili kayg?l?
uyar?lma ya da felaket beklentisinden bir kaç?nma çabas? olarak
tan?mlanmaktad?r. Bu kurama göre, tasalanma bunalt?n?n bedensel belirtilerini
ve sempatik erkinli?in bast?r?lmas?n? sa?lar. Böylece, tasalanma olumsuz
duygulardan kaç?nma ya da dikkatin bili?sel etkinli?e odaklanmas? yoluyla
ki?inin duygular?n?n fark?ndal???n? da azalt?r.

Tasalanman?n
bu noktada i?e yaramas? ya da yarad??? alg?s? bir ba?a ç?kma yöntemi olarak
tasalanman?n kullan?lmas?n? peki?tirir. Özetlemek gerekirse, bu yakla??ma göre
tasalanma, duygusal olarak daha yüklü konulardan kaç?nma, bunlar?n yerine
seçilen daha az önemli konulara odaklanmay? sa?layan bir süreç olarak
anla??labilir. (11, 12)